28 Şubat 2010 Pazar

iyice konser bağımlısı oldu















bizimki önceki akşamki konserde bolca eğlenmiş. ancak konserin kısalığı bizimkinin canını sıkmış. doyasıya eğlenememiş olacak ki, dün yine gecelerdeydi bizim çocuklu anne. kadıköy barlar sokağı'nı kendine mekan tutmuş, yanına kembriçli gözde ve dex'i alarak, o bar senin bu bar senin gezerken sucukçunun önünde rastlaştığımız çocuklums ve çetesi daha sonra art diktatör performansını doyasıya yaşamak adına beni panik atak atmosferine sürükledi. elbette reddettim ama çocuklu dinler mi, yapıştırdı cevabı.

baktım iyiden iyiye kalabalık oldu ortam aynen arkaoda'ya kaçışlara yöneldim. yokluğumu farketmesin diye benim gibi dalgalı, saçma sapan saçlı birkaç tanıdığı yerime bıraktım. "üç dakikada bir kulağını ağzının yanına tutarak ne söylediğini dinle ve sessizce gül" diye tembihledim yerime bıraktığımı. ne de olsa çocuklu anneyle sağlam bir dostluğun temeli buna dayanıyordu.

biraz sonra arkaoda'ya çoktan gelmişti bile bizim ekip. belli ki yerime sevememiş ve beni aramıştı gözleri. gece boyunca içti içti danslar etti, türlü kepazeliğin aranan ismi oldu yine. bi ara iki kolunu havaya kaldırarak hız aldı. dedim yandık, kesin parende atacak. hemen etrafını açtık ki üstümüze başımıza düşmesin. gerindi gerindi ama mekanı dar buldu zaar atmadı parendeyi çocuklu kadın. sigara içmeye çıktı onun yerine. bütün gece baca gibi içti dertli midir nedir anne. bir yandan da değerli eşe kesik bakışlar atıyor, adeta gözlerinde sevginin sıcak yüzünü gösteriyordu etrafa. bu sevgi yumağından sıkılarak genç arkadaşlarımla "gece daha bitmedi arkadaşlaaaar hadi başka bir gece kulübüneee! hurrraaaa!" şeklinde oradan ayrıldık.

koca kadına gel desek gelicekti resmen, öylesi açtı eğlenceye, şu saat olmuş...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder