
tek çocuk annesi kadının bir evhanımı da olduğu gerçeğini unutuyoruz kimi zaman. ben de unutmuşum. sonra şu başımızdan geçen hikayeyle hatırladım: bizimki yastık altıcı çıktı! evet evet yanlış duymadınız, kendince birikim filan yapmış, bankanın yolunu tuttuk. kendisine 12 yaşında çocuk gibi hesap açtırmaya gittik... bankada genç kız sandılar bizim çocukluyu. işlemi yapan kadın "öğrenci miyiz?" diye sordu. bizimki "ay hahaha yok yani evet öğrenciyim ama yüksek lisans... şey çocuklu bir anneyim ben. evet evet yanlış duymadınız dört buçuk yaşında bir çocuk annesiyim" diyerek genç gösteriyormuşçasına hava attı. işlem yapan kadın da nedense "ay inanmıyoooruuuum" diyerek buna gaz verdi... herhalda hesabını açtırırken, kendisinin de cebine iki kuruş sıkıştırırız diye düşündü hesap açan kadın.
bu arada bankadaki kadın bizimkinin mesleğini sorunca bizimki çok fena bozum oldu... "eeeaaavvv?" diye düşündü bir yığın. herhalde o dakika "çocuk annesi olmak"ın bir meslek olmadığını idrak ediyordu geriden gelen anne. zavallı işlem yapan kadın ise "yani öğrenci mi yazalım, öğretmen mi, mimar mı?.." diye gereksiz bi örneklendirme içine girdi vakit kazandırmak adına. bizimki "öğrenci"yi duyunca boş durur mu, yapıştırdı hemen "evet evet öğrenci yazalım!"ı. nası heyecanlandı öğrenci olduğunu hatırlayınca bi görseniz... indirim filan yapılacak sandı kendisine zaar, kursağında hevesler, kolunda bilezikler anne.
ben sıkılıp bi kenarda oturdum ama bunlar gülüşerek, muhabbet ederek felan olsun hesap açma işlemini uzattıkça uzattı. cuma günüydü ve afedersiniz bankadaki herkes gerizekalı bi çocuk gibi davranıyodu. gülüşmeler, şakalaşmalar... sanırım başına vurmuştu hepsinin cuma akşamı olması. bizim çocukluya bile bi ton şaka yaptılar. bizimki de pek eğlendi. ama ben çok sıkıldım. yine de "canım yaa sen de benimle o kadar bekledin, uğraştın, gel şurdan sana da bi minibank hesabı açalım, bi iş bankası kumbarası alalım" demedi. beklettikçe bekletti çocuklu üst-orta sınıf annesi...
bankada işler bitince kutu cafe'nin yolunu tuttuk. orda da çok barınamadık ama. benim arkaoda'ya gidip çalmam gerekiyodu ve bu bankalarda süründüren kadın resmen koca günümü yemişti. keşke ne biliyim bi okula gitseydim, bi ofise filan uğrasaydım. bomboş bi gündü. ama olsundu, sayemde çocuklu annenin de yastıkaltındaki paralarını akıtabileceği bi hesabı oldu. gün paralarını yatırabileceği bi bankası oldu. fena mı!..





