10 Şubat 2010 Çarşamba

arkadaş avcısı













bizimkini okula yazdırdık bildiğiniz gibi.yüksek lisans adı altında, yıllar sonra yeniden okullu olmanın gururunu yaşıyo bizim çocuklu anne. allah nazardan saklasın çok da güzel okuyo. ne zaman arasam okulunda, dersinde, veyahut kantininde. okulun semtinden ayrılmıyo. biz de yakın çevresi olarak takdir ediyoruz elbette.

dün hem bi halini hatrını soriyim, hem de okuldaki durumunu öğreneyim diye aradım kendisini. yeni dersten çıkmış, telaşlıydı. daha şimdiden ders notlarının, bilmem neyin derdine düşmüş anne denecek yaştaki öğrenci anne. bi de sınıftan kendi gibi bi öğrenci kestirmiş gözüne. "ben şununla bi yakın arkadaş oliyim de hangi hoca nasıldır, hangi dersi almak lazım bi etraflıca öğreniyim." diyo sinsice. yüksek öğreniminde bile alçaktan seyrediyo yani bizim bir çocuk annesi.

kantinde gözüne kestirdiği bu arkadaşını ararken bir yandan da yeni eğitim yuvasındaki öğretmenlerini ve diğer şeyleri de eleştirmekten geri kalmadı burnu büyük gibi. hemen ilk günden notunu vermiş herkesin liseli gibi anne. bi tane öğretmeni için "bana takık yaaa." bile dedi. öylesi heyecanlı, öylesi bıraktığı yerden devam, öylesi asibaş işte...

ne diyim, inşallah kantinde aradığı o kızı yaştaki öğrenciyle arkadaşlık kurmuştur da bari öğretmen sanıp yanına gelip soru soranlardan kurtulur çocuklu anne...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder