4 Şubat 2010 Perşembe

desperate housewarming (silme isyan)















vay insafsız anne! görüyo musun şu yaptığını!.. onca aydır planla programla, sonunda safdışı bırakıl! (bırakıt) olacak iş değil!

evet, sonunda bu da oldu ve çocuklu anne beni aylar önce taşındığı ama pintilikten, herkesi denk düşerememekten (bu da bahanesi) bi türlü ayarlamak bilmediği housewarming'i tutup benim dj'lik yapacağım saatler arasında ve o gün yapmaya karar verdi. bu terbiyesizlik, ayıp gibi etmek değil de nedir, soruyorum! gelip ortalık yere ayıbını yapsa, kabahatini yapsa böyle etkilenmezdim, böylesi içselleştirmezdim sevgili dümbük...

bir de utanması, sıkılması yokmuş gibi, "e sen de işin bitince, sonuna doğru gelirsin canım, ne var!" demez mi... sanki erken gelsem bi rezalet çıkarıcam, elalemin karısına kızına sakız olucam!

vay be! sonunda bunu da yaptın, ha çocuklu anne! beni çok kırdın, bunu bil... ama ev ısıtma partine beni çağırmamaya çalışarak, kış boyu senin ve evinin üzerinde anti-katalitik etkisi yaratma ihtimalimi de göze almış oldun böylece. yine de sana değil ama sabi sübyana kıyamam da ondan kötülük, fenalık etmem sana. o değerli eşine, o çocuk yaştaki çocuğuna dua et sen. yoksa çok fena kalbini kırmıştım senin.

bir daha da beni okullardan, kantinlerden, muhallebicilerden arama. zaten yarın, dörüsü gün yeni arkadaşlar da bulursun. beni istemezsin yanında. hoş, zaten istemiyordun, hep utanıyordun ya, neyse... yarın da eğlenin. sen ve yakın çevren, bolca gülüp, "iyi ki o çocuk yaşta arkadaşın aramıza karışıp bizi sıkmadı" deyin hep! benim boş bıraktığım koltuğa bakıp içlenmeni, "keşke o da aramızda olsaydı..." diye düşünmeni zaten istemem. çünkü zaten öyle düşünseydin, böylesi insanlık ayıbı işlemezdin.

son olarak, "çıkışta biz de zaten yanına geliriz hep beraber" deyip gönlümü almaya çalışıyorsun ya, ona da inanmadım, çocuklu anne. beni tarabya'da bir kata, bi de beş para etmez bi cep telefonuna, veyahut ev sıcaklığında bi çıtır çereze tercih ettin. ve belki de beni kaybettin çocuklu! şu an emin olamıyorum, bunu okuyup telefon edersen fikrimi değiştirebilirim. gerçi tabii o sırada ben çok uzaklarda olucam kesin.

beni arama
(özellikle sonuna nokta koymadım ki, -me, -ma olumsuz ek gibi değil de 'isim yapan ek' olarak da görünsün.)

1 yorum: