
geçen cuma akşamı, tek çocuk annesi yine insanı yaradana sığındıran ölçüde içip içip azıttı. olay çıkardı resmen. barın olduğu sokaktaki kapıları yumlukladı. zillere basıp kaçtı kocce kadın.
işte bunun gibi cümleler kurmak isterdim size. ama aynı bir ayşe özyılmazel gibi heyecanlı giriş yapıp gerisini getirememekten öteye gidemedim yine (radikal cumartesi gibi olmadık yerde popüler kültür eleştirisi yapmak). çünkü çocuklu anne götürtmedi ileriye. yine hanım hanımcık alkolünü aldı, arkadaşlarıyla oynadı, danslar, figürler etti, sohbetler, muhabbetler, dedikodular olsun... sonra da değerli eş olan beyini alıp evinin yolunu tuttu.
ama hop ordaydı, hop burdaydı tüm gece. hangi masaya gitsem, bir yandan anlattığı şeyin cümlelerini sürdürüp bir yandan da "ha sen mi geldin? geç otur hadi, lafımı kesme, şişlerim." bakışları attı. gözleriyle tehdit etti tüm gece. gözlerine dikkat et sen çizmeyi aşıyorsun, herkesin bir sabrı var bardağı taşırıyorsun diye giricektim yoncimik style. ama o an ambians, ortam felan olsun, müsait diildi. tüm potansiyel sahne şovumu alarak yanından uzaklaştım çocuklunun.
bir güzel gecede daha her diyalog içine girme ihtimalim olan grup sohbetini engelledi. ignore etti, ettirdi çocuklums. olsun ama en azından bu sefer şık giyinmesini bilmişti. yoksa çok ağır konuşurdum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder