
bi haftasonu çıkamadı ya, çatladı çatladı... ne yapsam etsem de kaçırdığım eğlencenin eşdeğerinde bir gece tertiplesem diye geceler günler boyu düşünmüş olacak ki çocuklu anne, bugün öğlen aramış, seri katil dexter görünümlü dünyanın en iyi insanı arkadaşımıza sürpriz doğumgünü tertipleme fikri ortaya atıyor. genç anne, hem dex'in doğumgünü şerefine bir araya gelelim, hem de haftasonu kaçırdığı muhabbetlerden haberdar olsun diye düzenlemeye çalıştığı bu gece için benden olumlu yanıtı aldı. çünkü üzüldüm fakire. onu mutlu etmek istedim. ama o bunu anlamadı. anlamadığı gibi bir de "erken gel! geç kalma, yakarım. vakitli gel. adamı hasta etme, hep geç saate kalıyosun, kırıcam boynuzunu, sus daavut!" gibilerinden o anki kızgınlıkla "bizimkiler"e bağladı.
bir de sinsi plan yapmış. bak bak plana bak allasen. bu dex arkadaşımıza sürprizi çok açık etmemek adına toplu mesaj süsü verilmiş "hep birlikte film izliycez, hadi gelin" benzeri bi mesaj atmış. ama bi tek buna atmış. çocuklu anne tedirgin oldu sonradan. "lan bunun telefonu ayfon. acaba görünüyo mudur mesajın sadece buna gittiği?" filan gibi cehalet ve yeni teknolojilerden uzak tedirginlikleriyle benim canımı sıktı. ben ne biliyim görünüyo mudur? aklı sıra ericsson 688 telefonumun çağdışılığını göstermek adına böyle bir yola başvurdu bu rencide edici anne. ne var yani ben seviyorum. telsiz gibi. her yerden de çekiyo. hem de anteni var (bence süper).
neyse gel zaman git zaman akşamki eğlence yaklaştı. saatler 8'i göstermeden orda olmalıydım. acaba yetişebilecek miydim. yoksa yetişemeyecek miydim? peki diğerleri yetişebilecek miydi? yoksa onlar da mı yetişemeyecekti? malum, iş çıkış saatiydi. öyle değil miydi? işte tüm bu merak edilen soruları bir başka post'ta yanıtlıycam ki hem merak olgusunu ayakta tutabileyim, hem de ne biliyim buralar böyle biraz dolu görünsün...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder