29 Ocak 2010 Cuma

punk konseri tecrübesi














geçtiğimiz gece üyeleri 40 ila 50 yaşları arasında değişen, bizim çocuklu annenin kafa dengi bir grup genç gibi amcanın seneler evvel kurdukları ve günümüzde de yaşattıkları punk gibi, ama öfkeli değil de coşkulu gibi grubun konseri vardı felanca mekanda. elbette bizim tek çocuk annesi ve değerli eşi de geç de olsa mekanda yerlerni almıştı...

arka saflarda yer tutan ikilinin sıkça yanına uğrayarak gece boyunca nabızlarını tuttum. değerli eş, saatin gittikçe geç olmasıyla birlikte birtakım sinir içeren sözler sarfederek sahnede yaşananları hayretle izliyordu. çocuklu anne ise bir yandan gruptaki yaşlı insanlarla yer yer özdeşlik kuruyor (bkz. kendisinin çocuklu benimse çocuk yaşta olmam ve bu amcaların da gençlerle bir arada eğlenip, eğlendirmesi) bir yandan da yeni yazıldığı okulunun heyecanını taşıyordu.

derken, grubun solisti, çok da iyi ama terli merli, üstsüz amca birden bi garip el kol hareketlerine girdi. böyle boynuzlar yapıyo, kaşı gözü ayrı oynuyo, gözler sağa sola fıldır fıldır dönüyo... bi süre anlamadık. anlamadığımız sırada ben "acaba anamıza mı sövüyo?" diye de düşünmedim değil. ama konser öncesinde kendisiyle yaşadığımız sıcak diyalog ve ingiliz sineması konulu sohbet sonrası herhalde böyle çirkin bi harekete girişmez diye de düşünmekteydim...

bu sırada çocuklu anne ve benden epey uzun değerli eş, adeta boylarımızın kısalığına vurgu yaparcasına kulaklarımıza doğru eğilerek "sanırım bu adam bize bi şeyler anlatmaya çalışıyor?.." dedi. işte gece benim için bu cümleyle bitti. gözümde sahnedeki amcaların yeri artık bir jim carrey, bir levent kırca gibi, kaba bi şekilde güldürürken aynı zamanda da "lan acaba ufak da bi mesaj kaygısı mı?.." diye düşündüren o hırpani hali aldı. yaşlanarak eriycek, yok olucak sandım. ama azdıkça azdı, terledikçe gidip öndekilere sarılarak, göğüslerinde terini kuruttu yaşlı babalık...

buna rağmen değerli eş, gecenin veciz sözü ile hepimizi güldürürken düşündürerek gönlümüzü hoş etti... çocuklu anne ve değerli eş, konser sonrasında sağı solu epey aranmama rağmen gözlerden kaybolmuştu. kafaları şişti zaar?..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder