20 Ocak 2010 Çarşamba

pıtırcık girişimi

çocuk annesi ve sevimli yavrusuyla başımdan geçen bir telefon konuşmasını anlatmak istiyorum... çocuk annesi aradığında sesi endişeli geliyordu. belli ki bi şey isteyecekti. geç olmadan fark ettim ki, kembriçli gözde kendisine söz verdiği halde gelmemiş mi ne, anne de beni aramış...

hayatım boyunca çoğu kez ikinci tercih olduğum için bu teklifi de darılmadan kabul eder gibi oldum. bu sefer de çocuklu anne herhalde bu kadar kolay bi lokma olduğumdan dolayı olsa gerek soğudu mu ne, mırın kırın etmeye başladı. belli ki artık benimle kafelerde görüntülenmek de istemiyordu. o sırada ortaya bi "pıtırcık filmine gidelim?" önerisi atıldı anne ve yavrusundan.

yavrusu telefonu almış, bağıra bağıra heyecanlı bi tonda konuştu benimle. ben de hayatımda asla yapmamam gereken on şeyden biri olan baby talk olayına girdim. ama sesim çok yüksek ve cızırtılı çıktı. neyse ki çocuklu anne duymamıştır diye, utancım yarım kalmıştı ki anne telefonu alır almaz lafı yapıştırdı: "offf çocuk sesin de berrrbatmış!"...

ben sana ne yaptıysam yaranamadım çocuklu anne. bu sabah bunu anladım... filme de gitmedik zaten. ta capitol'de oynuyomuş en yakın! "semtindeki sinemalarda oynuyor olsa sana gerek yoktu zaten, alır yavrumu giderdim" demeyi de ihmal etmedi, bu soğuklarda çocuğunu dışarlarda gezdirme konusunda ihmalkar anne...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder