
tek çocuk annesi arkadaşım haftalardır donut sayıklıyordu. en son 'ben tekim başak' tarafından evlerine getirilen bi kutu donut'ı tek başına kısa sürede mideye indirmiş ve bu başarısıyla şaşkınlık yaratmıştı. o gün bugündür donut da donut der dururdu çocuklu anne... geçen caddede yeni bi donutçı açıldığını öğrenen aç anne, yavrusunu da yanına alarak bu mekanın yolunu tuttu geçtiğimiz gün. öncesinde de beni aramış, "hadi kadıköy'deysen gel" demişti. ben de akşam akşam ne donut'ı diyerek ve bir saat sonra djlik yapmaya başlayacağımdan gelemeyeceğimi kendisine uygun bir dille açıklayarak bu teklifini reddettim. böyle olacağını bilseydim, hiç reddeder miydim... (gizem ve merak ögesi)
bizimki donutçıya, ben de djliğe gitmiştim. kabinde geceye yeni yeni ısınıyordum ki telefonuma bir mesaj düştü. kulaklığı bir kenara koyarak, telefona gitti elim. yavaşça '1 yeni mesaj'ı açıyor, az sonra başıma gelecekleri bilmez şekilde meraklı gözlerle ekranda yazanları okuyordum... mesaj sadi'dendi. "çocuklu anne, değerli eş, bu birlikteliğin meyvesi, ben tekim başak, uğur ve ben donutçıdayız ve çok eğleniyoruz!". inanır mısınız, yıkıldım. çocuklu anne, benden yüz bulamayınca bütün yakın çevremi etrafına doldurmuş, adeta eğlenmekten ne yapacağını şaşırmıştı. hiç yakıştıramadım bu hareketi. o dost bildiğim sadi denen karikatürist de hemen böyle terbiyesizleşti. ne kadar ayıp, ne kadar yanlış bi şey.
bu tatsız olay sonrası çocuklu anne kendini, "sadilerle tesadüfen orda karşılaştık valla" filan diye müdafa etmeye çalıştı ama nafile. inanmadım. değerli eş ise gecenin ilerleyen dakikalarında çaldığım mekana gelerek, donutçıda nasıl sıkıldığını, çocuklu annenin paketletmeye çalıştığı 20'lik donutları nasıl eline vura vura geri bıraktırdığını filan anlatarak kalbimi bir kez daha onarmayı başardı. tek çocuk annesi o gece en az üç donutın imanına kakmış, bıraksalar daha da yiycekmiş, son zamanlarda kendini iyice yemeğe veren ve bu eğilimi geçmek bilmeyen anne.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder